Pazartesi, Temmuz 06, 2009

dA - Sitback

Dam ekran yapınca daha iyi.

Pazartesi, Haziran 15, 2009

1 Pt Foabp, 1 Sw Insurgentes, 2 PtLazarus

Amatör grafik tasarım. Sen de tas, güzel oluyor:

Lazarus, Deadwing, Porcupine Tree

Lazarus, Deadwing, Porcupine Tree

Steven Wilson's I N S U R G E N T E S


Fear Of A Blank Planet, Porcupine Tree

Cumartesi, Mart 28, 2009

"Türk Olmak..."

Facebook'ta karşılaştığım bir videoda okunan harika bir şiir. Kim yazmış bilmiyorum, paylaşmak istedim. Okumanızı ve videodan dinlemenizi tavsiye ederim. Düşündürücü, üzücü, gülümsetici ve gurur verici bir şiir; Videosu

Aslında çok şeydir, Türk olmak. 
Türk olmak, Osmanlı'nın borcunu ödemektir. Hovarda babanın borçla yaşayan evladı gibi. 
Kosova'da ve Bosna'da, Batı Trakya'da ve Makedonya'da bilmem kaç asır geçmişte kalan meselelerin hesabını vermektir. 
Türk olmak Kıbrıs'ta, Hocalı'da, Anadolu'da ve Balkanlar'da soykırıma uğrayıp karşılığında yapmadığın soykırımla suçlanmaktır. 
Türk olmak faşist olmaktır, vatanına, milletine, tarihine sahip çıktığında… 
Türk olmak demokrat ve çağdaş olmaktır, vatanına, milletine, tarihine sövdüğünde… 
Türk olmak lisanının Avrupa'da yasaklanmasıdır ve yine Türk olmak kendini ve derdini anlatamamaktır. 
Avrupa'da hor görülmek Türk olmaktır, ataların bir çok asır önce Viyana'yı kuşattığı için ve hoş görülmemektir tabii ki sadece kuşatıp; Napolyon gibi bütün Viyana'yı yakmadığın için. 
Türk olmak Selanik'te Pontus Anıtı'nın, Viyana'da çiğnenen yeniçeri minberinin ve Malta'da papazın üzerine bastığı Türk bayrağı heykelinin önünden geçmektir. 
Türk olmak zordur, çetindir ve eziyetlidir. Üç kıtadan dönüp, bir küçük yarımadada misafir muamelesi görmektir. Sayısız imparatorluk kurmak Türk olmaktır, aynı zamanda sayısız imparatorluk yıkmak da Türk olmaktır. 
Arabaya koşulan ilk atın vatanında, ilk yazılı antlaşmanın imzalandığı yurtta, yazının bulunduğu, paranın icat edildiği her metrekaresinden bereket fışkıran bu yurtta, kalkınmak için yabancı sermaye beklemektir. 
Türk olmak; Truva'dan bu yana, Sümer'den bu yana serpilerek gelse de, tarihten eski bu topraklarda, bütün zamandan damıtılarak gelen yüksek değerlerine rağmen, bir haftalık hafıza ile yaşamaktır.
Doğu Roma'yı DA Batı Roma'yı DA yıkıp, yeni Roma olan AB'ye girmeye çalışmaktır Türk olmak. 
Türk olmak, Mostar'da köprüdür, Kerkük'te kaledir, İstanbul'da Kızkulesi'dir, Anadolu'da buğdaydır, Çukurova'da pamuktur, Ege'de tütün, Karadeniz'de fındık, Trakya'da ayçiçeğidir. 
Türk olmak Çanakkale'de ölmektir. Çanakkale'de ölmeden önce düşmana su vermektir, onun yaralısını sırtında kendi hastanesine taşımaktır. 
Düşmanın ardından rahmet okumak, kanlısından helallik almaktır. 
Sabahları odana rahmet dolsun diye, camı açmaktır. Kar yağdığında kayak yapmayı değil, evsizleri düşünmektir. Balkon köşesine kuşlar için, kışın ekmek kırıntısı, yazın su koymaktır. Yağmura rahmet, Kara bereket diye bakmaktır. 
Türk olmak, harap bir ülkede, zengin ülkelerin müstemlekesini reddedip, tahtadan kılıç ve ipten üzengi ile, paylaşacak ve sahiple n ecek tek varlığı fakirlik olmasına rağmen, yedi düvele meydan okumaktır. 
Türk olmak askere davul-zurna ile uğurlanmaktır, belki de dönmeyeceğini bilerek. Türk olmak, annenin şehit oğlunun ardından 'Bir oğlum daha olsun, onu da vatan için göndereceğim.' demesidir. Babanın gözyaşlarını tutarak, tabutuna son kez dokunurken 'Vatan sağ olsun!' demesidir. 
Türk olmak 'Türk çayında radyasyon olmaz!' yalanları ile, 'Gusül abdesti alana AIDS bulaşmaz!' dolanları ile yaşamaktır. 
Her hükümetin enkaz devraldığı, AMA asla ardında enkaz bırakmadığı ülkede olmaktır. 
Türk olmak, ecdadın yaşadığı kıtlıktan dolayı, çayın yanında gelen şekerden fazla olanı garsona geri vermektir. Aynı nedenle Türk olmak, yemeği ziyan etmekten korkmaktır. Göz hakkına, diş kirasına saygıdır. 
Türk olmak. Evindeki bir kap aşın yarısını tanrı misafirine vermektir. Kendi yerde, misafiri döşekte yatırmaktır Türk olmak. 
Türk olmak, milli maçta ağlamaktır. Ayhan Işık'a, Belgin Doruk'a aşık olmaktır. Türk olmak, aşkını ölesiye sevmektir. Aşkı için ölmektir, öldürmektir. Sevdiceğinin elini bir kez tutamadan, toprağa girmektir. 
En güzel aşk şiirlerini yüreğinde hissetmektir. Eşkiyaya türkü yakmaktır, Türk olmak. 
Milletine sövmektir, ama başkasına sövdürmemektir, Türk olmak. 
Türk olmak Yunus'u bilmektir, Aşık Veysel'i sevmektir. Mevlana'yı, Hacı Bektaş-ı Veli'yi ve Hoca Yesevî -tek bir satırını okumasa da yüreğinde taşımaktır. 
Türk olmak, saz çaldığında, ney üflendiğinde, kös dövül düğünde ve kaval çaldığında, yüreğinin derinlerinde bir sızı sezmektir, bir de Yemen Türküsü'nde... 
Hayatın sana verdiklerine 'Nasip', vermediklerine 'Kısmet' demektir. Her işin 'Hayırlısına' inanmaktır ve ağlamamak için çok gülmekten çekinmektir. 
Türk olmak, Asya'da batılı, Avrupa'da doğulu diye tepki görmektir. 
Irk sözünü bilmeden yaşamak, yaradılanı Yaradandan ötürü sevmektir. 
Magazin programları ile dizilerin arasına sıkışsa DA, silkinip üzerindeki ölü toprağını atabilmektir. 
Türk olmak, mahalle maçı için aynı saatte, on kişi buluşamazken, milyon kişinin bir araya gelmesidir. 
Tavla oynarken bile kavga ederken, milyon kişinin kavga etmeden gösteri yapabilmesidir. 
Türk olmak, buhran zamanında Arjantin'de de mağazalar yağmalanırken, daha ağır buhranda sıraya girerek, sorumlusuna en ağır cezayı tek bir cam kırmadan sandıkta kesmektir. 
Türk olmak en zayıf gününde bile dünyaya meydan okumak, en dertli gününde bile her ufunetin bir şafakta biteceğini bilerek tevekkül göstermektir. 
Zor iştir Türk olmak. Türk olmak Anadolu'da her düşen yağmur damlasına hamdetmek, her çıkan başak için şükretmektir. 
Türk olmak, medeniyetler mezarlığı Anadolu'da dik durabilmektir ve büyük önder Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyeti ilelebet payidâr kılıp
"Ne Mutlu ki Türküm" diyebilmektir...

Cumartesi, Şubat 21, 2009

Biraz İstanbul'a Gideyim.



"You gave me life, now I'll show you how to live." demek istiyorum saygılarımla.

Audioslave gaz yaptı ondan, Show Me How To Live


Perşembe, Şubat 05, 2009

Goodbye "Snowlady", I Was Not Somebody


Ben de diyorum ki, ne diyorum,
Gidiyorum başlık yapıyorum.
Rüyamda görüp, sarılıyorum,
Öpmek istiyor, cesaret edemiyorum.
Gülüşüne bitiyorum, huzur buluyorum,
Hemen akşamında siktiri yiyorum.
Kendi kendime özlüyorum, -yorum, -yorum.
So, Goodbye "Snowlady", I Was
Not Somebody.

Salı, Şubat 03, 2009

Goodbye Cruel "Home"


"Ev" her seferinde moralimi bozuyor. Onları seviyorum ama beni çok yoruyorlar. Her gelişimde bir daha gelmemek üzere ayrılıyorum evden, ama bir şekilde gelmek zorunda kalıyorum. Arkadaşlarım ve hayatımın en güzel yıllarından ikisini geçirdiğim bu şehir olmasa bir daha gelmem belki. Tüm sıkıntının "para" ile ilgili olması ise ikinci kez canımı sıkıyor. Yetmezmiş gibi, kış evde daha çok vuruyor. Ben "Bu ay evden para almadım, belki bir dizüstü bilgisayar aldırabilirim." umuduyla eve gelirken, "Arabayı satıyoruz, İstanbul'a taşınıyoruz, Para yok..." gibilerinden şeyler işitiyorum. Evde bana tek sıcak gelen şeyin soba olmasını istemiyorum, ki onun sıcaklığı bile sahte geliyor artık. "Sevmiyorum!" demek istemiyorum ama ev, onu sevmemem için çaba harcıyor sanki. Sakarya'da geçirdiğim iki yılı hala özlüyorken aynı anda buradan nefret etmeye başlamam hiç hoşuma gitmiyor. İstanbul'daki sekiz yılın ardından gelen iki yıllık Sakarya tatiline deli gibi özlem duyuyorum. İki yılın ardından üniversite yüzünden İstanbul'a dönüşüm ve İstanbul'daki resmi olarak dört yılımın arasındaki tatilleri Sakarya'da geçirmeye çalışırken, "Ev" beni her seferinde İstanbul'a itiyor. Sakarya değil iten biliyorum, "ev", ama ne yazık ki "ev" Sakarya'da. "Ev", beni Kepem'e, Üsküdar'a, yani İstanbul'a ev dedirtmek zorunda bırakıyor. "Ev"e gelince, evimi özlüyorum. Koyuyor, yine koyuyor. So, Goodbye Cruel "Home"!

Perşembe, Ocak 01, 2009

"Arabesk"

Pazartesi, Aralık 22, 2008

ba ş ıb o zu k Gral!


5'ten sonrası, 6'dan öncesi. İddia, Sonbahar yenügzel. Elektronik düzenlemeler Parti (Flatliners Killa Mix), Kördüğüm (dEmian & Emre Remix), Ayıp Olmaz Mı? (Kaan Düzarat & Fuchs Rework), Küçük Sevgilim (Kaan Düzarat Remix), Darbe (Burak Güven & Serkan Hökenek Remix), Çocuklar ve Hayvanlar (DJ Kambo Remix), Deli (Luna Remix by Cihan Barış) ve İddia (Kerem Kabadayı & Serkan Hökenek Remix) harügzel. Canlı kayıtlar Kış Geliyor, Re, Bir Derdim Var seksügzel. Albüm kapağı ve içerik tasarımı bomba ve farklı. Çok beğendim. 5,5 denmeyecek kadar farklı bi çalışma. Bence 6.

Ekliyorum; Yukarıdakini yazarken albümü dinliyordum. Son parça, İddia (Kerem Kabadayı & Serkan Hökenek Remix)'dan sonra "hidden track" dediklerinden var, Serseri Canlı Kayıt.

http://www.morveotesi.com/albumler.tsp?al=album_detay&album=14

Cumartesi, Aralık 13, 2008

The Dø İstanbul'da, ama ben yokum!


13 Aralık 2008 Cumartesi, yani bugün, bidenecik Olivia'nın bidenecik grubu The Dø, Beyoğlu Yeni Melek'te sahnede. Öğrenci bileti 28.5 liraydı hemen tükenmişti. Tam salon bileti ise 35 lira. Küresel ekonomik krizden bağımsız olarak bunalımda olan cüzdanım ise bu güzel akşamı karşılayamayacak nitelikte. Napalım, belki NTV bi ara yayınlar da izleriz. Benim için de söyle Olivia.
The Dø, Stay (Just A Little Bit More)

Pazartesi, Kasım 03, 2008

İstanbul'da Cumhuriyet

28 Ekim Salı, yıllardan 2008, Maslak'ta Film Sokağı Stüdyoları'nda Mat'ın klibi çekilecekti ve ekipmanlar için eleman lazımdı.Önceki akşam Erşan Abi aramış, haber vermişti.Normalde sabah gidecektim ama uyanamayınca hem o iş yattı hem de okul.Sonra, saat 4-5 gibi telefon geldi ve Maslak'a geçtim.Klip çekimi sabaha kadar sürecekti ama ekipmanlar toplanana kadar bana ihtiyaç yoktu.Ben de ertesi sabah tekrar gelmek için, Üsküdar'a, yurduma gitmek için yola düştüm.Beşiktaş'tan vapurla Üsküdar'a geçtikten sonra, Üsküdar sahilindeki caminin mahyası dikkatimi çekti.Tam anlamıyla gral!'dı.Paylaşayım dedim.Görüşürüz.